
Alman Atasözleri ve Deyişleri
Das Billige ist immer das Teuerste.
En ucuzu her zaman en pahalısıdır.
Kalitesiz ve ucuz görünen bir şey, uzun vadede daha fazla masrafa yol açar. İlk başta cazip gelen düşük fiyat, çabuk bozulma, tekrar satın alma ya da ek masraflarla sonunda daha pahalıya mal olabilir. Yani asıl pahalı olan, çoğu zaman “en ucuz” olandır.
Aller Anfang ist schwer
Her başlangıç zordur.
Yeni bir şeye başlarken zorlanmak çok doğaldır. Alışma süreci, belirsizlik ve tecrübe eksikliği başlangıcı güçleştirir; ancak zamanla işler kolaylaşır. Bu hayatın bir parçasıdır, çok endişelenmeyin, doğru şekilde yapana kadar çalışmaya devam edin.
Des Teufels liebstes Möbelstück ist die lange Bank
Şeytanın en sevdiği mobilya uzun banktır.
Almanca’da bir şeyi “uzun bankta” tutmak, ertelemek anlamına gelir. İşleri ertelemenin olumsuz sonuçlar doğuracağı anlatılıyor. Sürekli “sonra yaparım” demek, görevlerin aksamasına ve fırsatların kaçmasına yol açar. Yani erteleme, şeytanın en sevdiği alışkanlıktır.
Wer rastet, der rostet
Dinlenen paslanır.
Bu atasözü, becerilerinizi geliştirmek için sürekli pratik yapmanız gerektiğini söyler. Aynı zamanda, bir şeyi başarmak istiyorsanız en önemli şeyin harekete geçmek olduğunu hatırlatır. Çok sayıda proje, takip eksikliği nedeniyle tamamlanmaz ve başarısız olur. Paslanmadan önce işe koyulun.
Anfangen ist leicht, Beharren eine Kunst.
Başlamak kolay, devam etmek bir sanattır.
Bir şeye başlamak, onu tamamlamaktan çok daha kolaydır. Hepimiz yeni bir projeye heyecanla başlar, zamanla heyecanımızın sönmesi deneyimini yaşamışızdır. Motivasyonu sürdürmek, geliştirilmeli ve çalışılması gereken bir beceridir.
Aus Schaden wird man klug.
Hata insana akıl kazandırır.
Birçok kültürde başarısızlık kabul edilemez olarak görülür. Kimse hata yapmak veya başarısız olmak istemez. Ancak hataların öğrenme sürecindeki önemi çoğu zaman göz ardı edilir. Bir şeyi doğru şekilde yapmayı öğrenmek için hatalar yapmanız gerekir. Hatalar yoluyla öğrenirsiniz. Denemek, başarısız olmak, kalkmak ve tekrar denemek en iyisidir.
Du siehst den Wald vor lauter Bäumen nicht.
Ağaçlara bakarken ormanı göremezsin.
Hayatta büyük resmi görmek önemlidir. Sadece son başarılarımıza veya başarısızlıklarımıza odaklanırsak, zayıf kalır ve sürekli hayal kırıklığı yaşarız. Hedeflerinizden vazgeçmeyin; bugün istediğinizi elde edemesiniz bile gelecekte alabilirsiniz.
Erst denken, dann handeln.
Önce düşün, sonra hareket et.
Harekete geçmek önemlidir, ancak en kritik şey doğru adımı atmaktır. Acele etmeden önce önceliklerinizi belirleyin ve ne istediğinize karar verin. Düşünmeden hareket etmek durumu kötüleştirebilir.
Eile mit Weile.
Acele etme ama vakit kaybetme.
Hızlı olmak her zaman verimli olmak değildir. Düşünerek ve adım adım ilerlemek, hem hata riskini azaltır hem de uzun vadede daha sağlam sonuçlar getirir. Acele edilen işte genellikle geri dönüp düzeltme yapmak gerekir.
Kümmere Dich nicht um ungelegte Eier.
Daha yumurtlanmamış yumurtalarla ilgilenme.
Henüz gerçekleşmemiş ihtimaller üzerine endişelenmek, bugünün enerjisini tüketir. Olmamış sorunlar yerine eldeki duruma odaklanmak daha sağl ıklıdır. Sorun çıkarsa o zaman çözülür.
Man muss die Dinge nehmen, wie sie kommen.
İnsan işleri geldiği gibi kabul etmeli.
Hayat her zaman plana uymaz. Kontrol edemediklerine direnmek yerine, şartlara uyum sağlamak stresi azaltır ve daha esnek kararlar almaya yardımcı olur.
Krummes Holz gibt auch gerades Feuer.
Eğri odun da düz ateş yakar.
Mükemmel olmayan şeyler de işe yarar. Kusurlar, bir şeyin değersiz olduğu anlamına gelmez. Önemli olan işlevi ve katkısıdır.
Taten sagen mehr als Worte.
Eylemler sözlerden daha çok şey anlatır.
Ne söylendiğinden çok ne yapıldığı önemlidir. Güzel sözler etkileyicidir ama güven, davranışlarla kazanılır. Gerçek niyetler hareketlerde ortaya çıkar.