- Nefise Taş

- 16 Eki 2024
- 7 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 1 Şub
Almanya’nın başkenti olan Berlin, aynı zamanda en büyük şehirlerinden biridir. Tarih boyunca çok önemli olaylara tanıklık etmiş şehir, Avrupa’nın kültürel, politik ve ekonomik merkezlerinden biri olmuştur. Tarihi geçmişinin yanı sıra Berlin’in modern yüzünü temsil eden iki önemli yapısı vardır, Brandenburg Kapısı ve Berlin Duvarı.
Berlin: Tarih ve Modernitenin Buluştuğu Şehir
Berlin, hem tarihi mimari yapılarını koruması hem de modern kültür ve sanatın merkezi olmasıyla tarih ve modernitenin buluştuğu bir şehirdir. Brandenburg Kapısı ve Berlin Duvarı, şehrin geçmişiyle ve bugünüyle ziyaretçilerini buluşturan bir nokta haline gelen simge yapılardandır.
Brandenburg Kapısı
Brandenburg Kapısı, Berlin’in ana sembollerinden birisidir. Soğuk Savaş dönemi için önemli olan bu kapınının hemen kuzeyinde Reichstag parlamento binası bulunur. Reichstag Batı Berlin’de, Brandenburger Kapısı Doğu Berlin yer almıştır. Duvar bu nedenle Doğu ve Batı Berlin’i fiziksel olarak ikiye bölerken ideolojik ayrımı da simgelemektedir.
Mimari Özellikleri: Kapı'nın Tasarımı ve Quadriga Heykeli
Brandenburg Kapısı 1788-1791 yılları arasında Prusya Kralı II. Friedrich Wilhelm tarafından inşa edilmiştir. Meşhur kapının mimarı Carl Gotthard Langhans’dır. Kapının tasarımı, Atina'daki Propileya'ya dayanmaktadır. On iki sütuna, altı giriş ve altı çıkış kapısına sahiptir. Bu sütunlar toplam 5 tane yol oluşturmuştur.
Qudriga Heykeli aslında bir zafer arabasıdır ve dört at tarafından çekilir.

Bronzdan yapılmış bir heykeldir. Heykel, kapının tepesinde yer alır. Heykel 1973 yılında Quadriga, bir zafer arabasıdır ve dört at tarafından çekilmektedir. Bronzdan yapılmış bu heykel, kapının tepesinde yer alır. Heykel, 1793 yılında Johann Gottfried Schadow tarafından tasarlanmıştır.
Brandenburg Kapısı'nı Ziyaret Etmek
Turistlerin ve tarih meraklılarının mutlaka görmek istedikleri Brandenburg Kapısı, hem Almanya’nın birleşmesini hem de Berlin’in tarihi boyunca karşılaştığı değişimleri temsil eden önemli bir anıttır.
Ulaşım olarak metro, tren ve otobüs kullanılabilir. Metro için U-Bahn: U55 hattını kullanarak Brandenburger Tor istasyonunda inebilirsiniz. Trenle gitmek isterseniz trenler, S-Bahn: S1, S2, ve S25 hatları Brandenburger Tor istasyonunda durur. 100, 200, TXL hatları Brandenburg Kapısı’na yakın yerlerden geçmektedir.
Açık bir alanda bulunan Brandenburg Kapısı, 24 saat ziyarete açıktır. Ücretsiz olarak gezilebilir.
Etkinlikler ve Kutlamalar
Brandenburg Kapısı, yıl boyunca çeşitli etkinlik ve kutlamalara ev sahipliği yapar. 3 Ekim’de, yani Almanya’nın yeniden birleşmesini kutlayan ulusal bayramda, kapı çevresinde konserler, festivaller ve özel etkinlikler düzenlenir.
Brandenburg kapısında rehberli bisiklet ve yürüyüş turları popülerdir. Kapı aynı zamanda her yıl Eylül ayında gerçekleştirilen Berlin Maratonu’nun da güzergahı üzerinde yer alır.
Etkinlikler hakkında daha fazla bilgiye resmi web sitesi üzerinden ulaşabilirsiniz.
Brandenburg Kapısı'nın Yakınındaki Önemli Yerler
Brandenburg Kapısı’nın yakınlarında yer alan turistik yerler ve aktiviteler de ziyaretçilere çeşitli deneyimler sunmaktadır. Kapının hemen doğu kısmında, Berlin’in ünlü Unter’den Linden Bulvarı başlamaktadır. Burada çeşitli restoranlar, kafeler ve mağazalar bulunur. Ayrıca, Reichstag Binası ve Holocaust Anıtı da yürüyüş mesafesindedir.
Pariser Platz ve Adlon Oteli
Pariser Platz, Berlin’in en prestijli meydanlarındandır. Tarihi binaları, çeşitli ülkelerin büyükelçilik binaları görülebilir. Meydanın kuzeyinde yer alan Adlon Oteli, şehrin en lüks ve tarihi otellerinden biridir.

Unter den Linden Bulvarı
Bu bulvarın adı “Ihlamurlar Altında” anlamına gelir ve Berlin’in en büyük meydanlarından biridir. Adını, bulvarın iki tarafına sıralanan ıhlamurlardan alır. Berlin Devlet Operası, Humboldt Üniversitesi, Altes Museum ve Neues Museum bu güzergahta bulunur.

Berlin Duvarı
1961’den 1989’a kadar Batı Berlin’i Doğu Almanya’dan ayıran bir “duvar”dır. Soğuk Savaş’ın en sembolik yapılarından biridir. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Almanya’nın Doğu Berlin ve Batı Berlin olarak ikiye bölünmesiyle Doğu Almanya, Batı’ya kaçışları engellemek için 13 Ağustos 1961’de Berlin Duvarı’nı inşa eder. Amaç Batı’ya kaçışı engellemektedir. Yapı, İlk başta sadece tel örgü ve tuğlalardan geçici olarak yapılır. Zamanla sağlam beton duvarlarla güçlendirilir.

1945'te II. Dünya Savaşı'nın sona ermesinin ardından, Almanya; Sovyet, İngiliz ve Fransız bölgeleri olarak dört işgal bölgesine ayrıldı. Bu sebeple Almanya’nın başkenti Berlin de bölgelere ayrıldı.
Doğu Berlin’den Batı’ya 1949-1961 yılları arasında 3 milyon insan kaçtığı bilinir. Bunun üzerine Doğu Almanya hükümeti duvarı inşa etti. Duvar toplam 155 kilometre uzunluğundaydı. Yüksekliği ise 3,6 metreydi.
Duvarın Yıkılışı ve Yeniden Birleşme Süreci
1980'lerin sonlarında Sovyetler Birliği'ndeki reform hareketleri ve Doğu Avrupa'daki siyasi değişimler, Doğu Almanya'da da değişim taleplerini artırdı. 9 Kasım 1989’da Doğu Almanya hükümeti, Batı Almanya’ya serbest geçiş izninin verildiğini duyurdu. Resmi olarak yıkım süreci 1990’da başlayıp 1992’de tamamlandı. Berlin Duvarı’nın yıkılmasının ardından bazı kalıntılar, tarihi miras olarak kayda geçti.
East Side Gallery
Duvarın “East Side Gallery” olarak bilinen bir kısmı, dünyanın en büyük açık hava sanat galerilerinden biri haline getirilmiştir. Sanatçılar, çoğunlukla sokak sanatçıları, duvarın üzerine çeşitli resimler çizmiş ve savaş görmüş şehir, savaşa karşıtı barış yanlısı görüşlerle dünyanın gidişatına dair mesajlar vermek istemiştir.

Checkpoint Charlie
Duvarın tarihi, Soğuk Savaş dönemi ve Almanya’nın yakın tarihi hakkında bilgiler sunan bir müzedir.
Berlin Wall Memorial ve Documentation Center
Duvarın tarihi, etkileri ve şehirdeki izlerini görmek adına önemli bilgiler içeren açık hava müzesidir.
Berlin Duvarı'nı Ziyaret Etmek
Berlin Duvarı’na, U-Bahn: U8 hattını kullanarak Bernauer Straße istasyonunda inerek ulaşabilirsiniz. Trenle gitmeyi planlıyorsanız S-Bahn: S1, S2 ve S25 hatlarını kullanarak Nordbahnhof istasyonunda inebilirsiniz. Bu istasyon, anıta yürüme mesafesindedir.
Berlin Duvarı açık havada bulunduğu için 24 saat gezilebilir. Documentation Center için giriş saatleri değişebilmektedir. Bu iki yere de giriş ücretsizdir.
Berlin Duvarı'nın Kültürel ve Sanatsal Yansımaları "Duvar Sanatı ve Grafiti, Film ve Edebiyat'ta Berlin Duvarı"
Berlin Duvarı, özellikle yıkılışının ardından dünya çapında bir “ifade alanı”na dönüştü. Öyle ki, savaş karşıtı sanatçılar, dünyanın sorunlarına ses vermek ve toplum önünde görünür olmasını sağlamak isteyen sanatçılar da yılda milyonlarca ziyaretçinin uğradığı bu duvarda mesajlarını vermek istediler.
Duvarın varlığı, yapılışı ve yıkılışı birçok hayata değdiği için bu hikayeler zamanla sinema ve edebiyat gibi kurgu alanlarına da dahil olmuştur. En bilinenleri arasında 2006 yılında çekilen “The Lives of Others” vardır. Florian Henckel von Donnersmarck tarafından yönetilen bu film, Doğu Almanya'da Stasi'nin (Doğu Almanya gizli polisi) vatandaşları nasıl izlediğini ve bireylerin bu baskı altında nasıl yaşadığını anlatır.
Anna Funde tarafından yazılan Stasilan, gizli polis teşkilatı Stasi'nin etkilerini ve Berlin Duvarı'nın yıkılmasının ardından insanların nasıl başa çıktığını anlatan gerçek hikayelere dayanır.
Müzik alanında ise David Bowie’nin “Heoes” parçası ve Roger Waters’ın “The Wall”ü ise savaşın etkilerini anlatan dünyaca bilinen parçalardır.
Berlin'in Tarihi Mekanları
Berlin’de tarihi parlamento binaları, müzeler ve birçok yapılarıyla tarihe yolculuk yapmanızı sağlayacak noktalara sahiptir.
Reichstag (Alman Parlamentosu)
1984’te inşa edilen parlamento, Berlin’in en önemli simge yapılarından biridir. Bina Almanya’nın parlamento binası olarak kullanılmıştır. Tarihte sıkça yangınlar meydana gelse de restore edilmiştir. Günümüzde de Almanya Federal Meclisi'ne ev sahipliği yapmaktadır.

Holocaust Anıtı
Nazi rejimi tarafından öldürülen Yahudi kurbanları anmak için yapılmış bir anıttır. Brandenburg Kapısı’nın yakınındadır. Berlin’in merkezi diyeceğimiz yerde görülen bu anıt, Mimar Peter Eisenman tarafından tasarlanmıştır.
Museum Island (Müze Adası)
Berlin'in Mitte bölgesinde, Spree Nehri üzerinde yer alan bu müze adası, dünya çapında 5 müzeyi içerir. Bu müzeler şu şekildedir;
Altes Museum: Antik Yunan ve Roma sanatına ev sahipliği yapar.
Neues Museum: Mısır koleksiyonları ve Nefertiti büstü ile ünlüdür.
Alte Nationalgalerie: 19. yüzyıl Avrupa sanatını sergiler.
Bode Müzesi: Bizans sanatından heykellere kadar geniş bir koleksiyona sahiptir.
Pergamon (Bergama) Müzesi: Pergamon Sunağı ve İştar Kapısı gibi antik yapılar barındırır.
UNESCO Dünya Mirası: Müze Adası, 1999 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne dahil edilmiştir.
Berlin'in Modern Yüzü
Berlin gezinizde pek çok tarihi yapıyı ziyaret ettikten sonra günümüze yaklaşan modern yüzünü görmek isterseniz Potsdamer Platz, Friedrichshain-Kreuzberg gibi bölgeleri ziyaret edebilirsiniz.
Potsdamer Platz
Potsdamer Platz, Berlin’in modern yüzünü en iyi yansıtan bölgelerinden biridir. Şehir merkezinin kalbinde yer alır. II. Dünya Savaşı’ndan sonra tamamen yıkılmış ve Soğuk Savaş’ta Berlin Duvarı tarafından bölünmüş bir alanda yer alan bu bölge, 1990’ların sonu ve 2000’lerin başında büyük bir yenileme projesiyle modern bir iş merkezi haline getirilmiştir.

Bölgede pek çok eğlence mekanları ve alışveriş merkezleri vardır. Sony Center, özellikle dikkat çeken bir yapıdır ve cam kubbesiyle modern bir şehir yaşamının sembolüdür. Yaz aylarında açık hava etkinlikleri, konserler ve çeşitli etkinliklere ev sahipliği yapar.
Kreuzberg ve Friedrichshain Bölgeleri
Berlin'in alternatif ve sanat dolu semtlerinden biridir. Özellikle gençler ve sanatseverler arasında popülerdir. Sanat ve kültürün iç içe geçtiği bir yerdir. Sokak sanatı ve grafiti, bu bölgede sıkça görülen sanat formlarıdır. Özellikle East Side Gallery, Berlin Duvarı'nın bir bölümünün sanatçılar tarafından boyanmasıyla oluşturulan açık hava galerisidir. Gece hayatı bu bölgede en çok rağbet gören sektörlerden biridir. Barlar, kulüpler ve alternatif müzik dinleme noktalarıyla meşhurdur.
Berlin'in Yükselen Teknoloji ve İnovasyon Sektörü
Berlin, Almanya’nın mühendislik harikalarını yansıtan bir şehridir. Öncelikle şehir, Avrupa'nın en hızlı büyüyen start-up ekosistemlerinden birine sahiptir. Adlershof Science Park ve Charlottenburg Innovation Centre (CHIC) gibi teknoloji parkları burada bulunur. Sürdürülebilir ve akıllı şehir teknolojileri, eğitim teknolojileri gibi önemli projelerin girişimlerinin desteklenmesi adına da önemli bir yerdir.
Pratik Bilgiler ve İpuçları
Berlin’de ihtiyacınız olabilecek bazı ipuçları:
Berlin, geniş alanlara yayılmış olsa da birçok turistik nokta birbirine yakındır. Şehri yürüyerek keşfetmek hem ekonomik hem de keyifli olabilir. Örneğin Müze Adası’nı gezerken erken saatlerde bölgeye varıp, kendinize bir sanat rotası belirleyip rahat kıyafetlerinizle Berlin’de sanatın tadını çıkarabilirsiniz.
Şehir toplu taşıma adına oldukça geniş imkan sunar. Metro (U-Bahn), tramvay (Straßenbahn), otobüs (Bus) ve tren (S-Bahn) ağı geniş bir şekilde hizmet verir.
Berlin, bisiklet dostu bir şehirdir. Şehirde birçok bisiklet kiralama noktası ve bisiklet yolu bulunmaktadır. Özellikle Tiergarten ve Spree Nehri çevresi, bisikletle keyifli bir tur için idealdir.
Toplu taşıma ve bazı müzelerde indirim sağlayan Berlin WelcomeCard’ı almak hem zamandan hem de bütçenizden tasarruf etmenizi sağlar. Kart, turistik noktalar için rehber ve harita da içerir.
Berlin’deki yerel pazarlar ve sokak lezzetleri, şehri deneyimlemenin eğlenceli yollarından biridir. Özellikle Markthalle Neun ve Mauerpark Flohmarkt’ı ziyaret ederek yöresel yemekleri ve el yapımı ürünleri keşfedebilirsiniz.
Berlin, ücretsiz gezilebilecek çok sayıda park ve açık alan sunar. Tempelhofer Feld, eski bir havaalanı olan devasa park, yürüyüş, koşu ve piknik için harika bir seçenektir.
Berlin’de yıl boyunca birçok ücretsiz veya uygun fiyatlı konser, sergi ve festival düzenlenir. Berliner Philharmonie veya Kunstforum gibi mekanların takvimlerini önceden kontrol etmek, kültürel deneyiminizi zenginleştirir.
Berlin’in kafeleri oldukça canlıdır. Özellikle Kreuzberg ve Prenzlauer Berg bölgelerinde, hem kahve molası verebileceğiniz hem de şehrin yaratıcı atmosferini hissedebileceğiniz birçok mekan bulunur.
Berlin, gece hayatıyla ünlüdür. Özellikle Friedrichshain, Kreuzberg ve Neukölln bölgelerinde barlar, kulüpler ve canlı müzik mekanları bulunmaktadır.
Yeme & İçme Önerileri
Berlin’de yerel tatları denemek istersiniz, işte size bazı yerel lezzetler:
Berlin’e özgü sokak yemeği Currywurst’u mutlaka deneyin. Bu yemek, sosis üzerine özel sos ve curry tozu ile servis edilir.
Almanya’nın geleneksel yemeği Schnitzel, Berlin’de de birçok restoranda bulunabilir.
Berlin, birçok geleneksel Alman bira bahçesine ev sahipliği yapar. Özellikle yaz aylarında buralarda yerel biraları deneyerek hem serinleyebilir hem de şehrin tadını çıkarabilirsiniz.
Şehirdeki fırınlarda taze pretzel ve diğer hamur işleri bulabilirsiniz. Sokak aralarında veya pazar yerlerinde denemek oldukça keyiflidir.
Berlin, Türk mutfağının etkisiyle ünlü döner ve kebaplarıyla tanınır. Özellikle Kreuzberg bölgesinde kaliteli ve lezzetli duraklar bulunur.
Tatlı severler için Berliner Pfannkuchen (içi reçelli hamur işi tatlı) idealdir. Üzeri pudra şekeri ile servis edilir.
Berlin’in kafelerinde özgün kahve çeşitleri ve taze pastalar sunulur. Prenzlauer Berg ve Mitte’deki kafeler hem lezzetli hem de keyifli atmosferler sunar.
Berlin, dünya mutfaklarından seçenekler sunan kozmopolit bir şehirdir. Özellikle Asya ve Ortadoğu mutfağı, şehirde hızlı ve lezzetli alternatifler arayanlar için idealdir.



