top of page

Dig the well before you are thirsty.

Susamadan önce kuyuyu kaz.

Sorunlar ortaya çıkmadan önce hazırlıklı olmak gerekir.



A Man Without a Smiling Face Must Never Open a Shop

Gülümsemeyi bilmeyen dükkan açmasın.

İnsan ilişkilerinde samimiyet ve yaklaşım, ürün ve hizmet kadar belirleyicidir.


Teach a man to fish.

Bir insana balık tutmayı öğret.

Bir insana kısa vadeli yardımdan çok, kalıcı beceri kazandırmak daha önemlidir.

One only learns from one’s mistakes.

İnsan yalnızca hatalarından öğrenir.

Deneyim ve yanlışlar gelişimin doğal parçasıdır.



It’s better to make slow progress than no progress at all.

Yavaş ilerlemek, hiç ilerlememekten iyidir.

Küçük adımlar bile değerlidir.



Opportunity knocks but once.

Fırsat kapıyı bir kez çalar.

Kararsızlık önemli fırsatları kaçırmaya yol açabilir.



Learn to walk before you run.

Koşmadan önce yürümeyi öğren.

Temel adımlar atılmadan hızlı ilerlemek risklidir.



The master leads you to the door, the rest is up to you.

Usta seni kapıya kadar getirir, sonrası sana kalmış.

Öğretinin bir noktadan sonra kişisel çabaya dönüştüğünü gösterir.



He who asks a question…

Soru soran kişi…

Bilgiye ulaşmanın cesaret ve merak gerektirdiğini ima eder.(Bu söz genellikle “sormayanın uzun süre cahil kalacağı” fikriyle tamamlanır.)



Patience is a tree with bitter roots that bears sweet fruits.

Sabır, kökleri acı olan ama meyvesi tatlı bir ağaçtır.

Zorluklara katlanmanın sonunda ödül getirdiğini anlatır.



He who strikes first admits that his ideas have given out.

İlk vuran, fikirlerinin tükendiğini kabul etmiş olur.

Şiddetin, düşünsel yetersizliğin göstergesi olduğunu ima eder.



To win the battle, retain the surprise.

Savaşı kazanmak için sürprizi koru.

Strateji ve beklenmedik hamlelerin gücünü vurgular.



Large chickens don’t eat small rice.

Büyük tavuklar küçük pirinç taneleriyle uğraşmaz.

Büyük hedefleri olanların küçük hesaplara takılmaması gerektiğini anlatır.



Pay out a long line to catch a big fish.

Büyük balık tutmak için uzun olta atılır.

Büyük kazançların sabır ve zaman gerektirdiğini ifade eder.



Beware a dagger hidden in a smile.

Gülüşün ardına saklanmış hançerden sakın.

Samimiyetin ardındaki gizli niyetlere karşı dikkatli olunması gerektiğini hatırlatır.



Ten years to cultivate wood, a hundred years to cultivate a man.

Odun yetiştirmek on yıl, insan yetiştirmek yüz yıl alır.

İnsan gelişiminin uzun soluklu bir süreç olduğunu vurgular.



A person leaves a reputation, as a swallow leaves its call.

İnsan, kırlangıcın sesi gibi ardında bir ün bırakır.

Davranışların kalıcı bir iz ve hatıra oluşturduğunu anlatır.


If you want one year of prosperity, grow grain. If you want 10 years of prosperity, grow trees. If you want 100 years of prosperity, grow people.

Bir yıllık refah istiyorsan tahıl ek. On yıllık refah istiyorsan ağaç dik. Yüz yıllık refah istiyorsan insan yetiştir.

En kalıcı yatırım eğitim ve insan gelişimidir. Batıda 3-5 yıl, uzun dönem olarak kabul görürken, Çin'de uzun dönemli planlar 10-20 yıl olarak belirlenmektedir.







bottom of page